Ders Bilgileri

93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı)

Kırım savaşı’ndan beri Osmanlı devleti Batılı büyük güçleri kendi yanına çekmeyi başarmıştı. Ancak 1877’ye gelindiğinde Rusya, Osmanlı Devleti’ni yalnız bırakmayı başardı ve balkanlardaki karışıklıkları bahane ederek Osmanlı devleti’ne savaş ilan etti.

Savaşa hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti Kafkasya ve Tuna cephesi olmak üzere 2 cephede Rusya ile savaşmak zorunda kaldı. Kafkasya cephesi çabuk çözüldü ve üstün Rus kuvvetleri Erzurum’a kadar ilerledi. Batıda, Tuna cephesinde ise Plevneye kadar hızla ilerleyen Rus kuvvetleri Osman Paşa komutasındaki Türk askerleri tarafında durduruldular. Ancak Kafkas cephesinde alınan yenilgilerin ardından bu cephe de zayıfladı ve Plevnenin düşmesinin ardından Rus ordusu Meriç Nehri’ni geçti. 20 Ocak 1878′de Edirne düştü. Ruslar Silivri’yi de alarak Ayastefanos’a (Yeşilköy) kadar ilerlediler. Osmanlılar barış istemek zorunda kaldılar. Osmanlılara karşı ağır koşullar içeren Ayastefanos Antlaşması imzalandı. Ama Avrupa’da dengenin Rusya lehine bozulduğunu gören Avusturya, İngiltere, Fransa ve Almanya bu antlaşmaya karşı çıktılar. Berlin’de uluslararası bir konferans toplandı ve 13 Temmuz 1878′de imzalanan Berlin Antlaşması’yla savaş sona erdi.

Ayastefanos Antlaşması:

93 Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı Devletinin yenilgisiyle sonuçlandı. Rusordusu, batıdan Yeşilköy’e (eski adı Ayastefanos), doğudan Erzurum’a kadar geldiler. Osmanlı Devleti, barış istedi. Rus orduları başkomutanı Nikolay, barış esaslarının mütarekeyle birlikte görüşülmesi şartıyla bu isteği kabul etti ve 3 Mart 1878?de İstanbul’un Yeşilköy semtinde ağır koşullar içeren bu antlaşma imzalandı. Buna göre;

  1. Osmanlı Devleti’ne bağlı bir Bulgaristan Prensliği kurulacak, Prensliğin sınırları Tuna’dan Ege’ye,Trakya’dan Arnavutluk’a uzanacak.
  2. Bosna-Hersek’e iç işlerinde bağımsızlık verilecek.
  3. Sırbistan, Karadağ ve Romanya tam bağımsızlık kazanacak ve sınırları genişletilecek.
  4. Kars, Ardahan, Batum ve Doğubeyazıt Rusya’ya verilecek.
  5. Teselya Yunanistan’a bırakılacak.
  6. Girit ve Ermenistan’da ıslahat yapılacak.
  7. Osmanlı Devleti Rusya’ya 30 bin ruble savaş tazminatı ödeyecekti.

Ancak bu antlaşma ile Rusların bölgede tamamen hakim bir konuma gelmeleri Batılı devletleri telaşlandırdı. Zira Rusların, Bulgaristan yolu ile sıcak denizlere inmeleri, İngilizlerin Hindistan siyasetine ve Avusturya?nın Bosna-Hersek?i ilhakına set çekmiş olacaktı. Osmanlılar bu tepkilerden yararlanarak Kıbrıs?ın idaresini İngiltere?ye bırakmak koşuluyla Berlin?de yeni bir antlaşma (Berlin Antlaşması) zemini elde etmeye başardılar. Ayastefanos?un feci şartlarını hafifleten bu antlaşma ile Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki hayatı, bir müddet uzadı. Bu antlaşma Osmanlı Devrinde Sevr Antlaşması gibi kâğıt üzerinde kalan bir antlaşmadır.

Berlin Antlaşması

Berlin Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu, Çarlık Rusyası, İngiltere, Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İtalya ve Fransa arasında 13 Temmuz 1878′de Berlin’de imzalanan barış antlaşmasıdır.

Toprak Kayıpları

Osmanlı Devleti kendisine tabi olan Sırbistan, Bulgaristan, Romanya ve Karadağ’ın kendi başlarına birer prenslik olmalarını kabul etmiştir. Doğu Rumeli vilayeti kurulmuş ve Osmanlı Devleti’ne bağlı ancak çeşitli imtiyazlara sahip olmuşlardır.

Toprak paylaşımı ise aşağıdaki gibidir;

• Bosna-Hersek imtiyazlı vilayet haline gelmiştir.

• Kıbrıs Sancağı İngiltere’ye kiralandı.

• Niş Sancağı Sırbistan’a bırakıldı.

• Teselya Sancağı Yunanistan’a(1881) bırakıldı.

• Kars, Batum, Artvin ve Ardahan sancakları Rusya’ya bırakıldı.

• Dobruca Sancağı Romanya’ya bırakıldı.

• Bunların dışında birkaç kaza Karadağ’a bırakıldı.

• Van’ın doğusundaki Kotur yöresi İran’a verildi.

Ayrıca kongre döneminde Fransa’nın yaptığı kulis çalışmaları sonucunda, antlaşma maddelerinde olmadığı halde 3 yıl sonra Tunus Prensliği Fransızlarca işgal edilmiş ve gerekçe olarak Berlin Antlaşması gösterilmiştir. Berlin antlaşması’ndan sonra İngiltere, Fransa ve Rusya Osmanlılara baskı altına alma politikasına devam etti.

Kazançlar

Girit, Doğu Beyazıt ve Eleşkirt Osmanlı Devleti’ne bırakıldı.

Azınlıklar Konusu

Osmanlı Devleti, Vilayat-ı Sitte denilen Doğu Anadolu’da ki illerde Ermeniler lehine ıslahat yapacaktı.Ancak yasalar gereği Ermenierin nüfusları yetmediği için ayrı bir beylik kuramadıar.Benzer ıslahatlar Makedonya vilayetinde de gerçekleştirilecekti. (Bu iki madde hiçbir zaman uygulanmamıştır. II. Abdülhamid, büyük devletlerin çekişmelerinden faydalanarak bu maddelerin uygulanmasını asla tatbik etmemiştir.)

Özet

Bu antlaşma incelendiğinde;

• Berlin Antlaşması, Karlofça Antlaşması’nın ardında Balkanlar’daki Osmanlı varlığının yok edilmesi yolundaki ikinci büyük adımdır ancak Ayastefanos Antlaşması’nın aksine Osmanlı’nın 35 yıl daha Balkanlar’da kalmasını sağlamıştır.
• Rusya, Ayastefanos ile elde ettiği birçok haktan mahrum olmuştur. Özellikle Balkanlar konusunda düşkırıklığına uğramıştır.
• Antlaşmadan en çok faydalananlar yeni kurulan prenslikler ve İngiltere olmuştur.
• Tuna Nehri üzerindeki Adakale’nin ismi Berlin Antlaşması’nda geçmediği için bu ada Osmanlı yönetiminde kaldı.
• Antlaşma, Osmanlı Devleti tarafından terkedilen topraklarda kalan İslam nüfusunun haklarına halel getirilmesine karşı etkili bir yaptırım öngörmediği için, Doksanüç Harbi ile başlamış bulunan göç dalgası düzenli olarak devam etti.
• Antlaşma, Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünün güvence altına alındığı Paris Antlaşması anlayışının terkedildiğini açık bir şekilde gösterdi. Antlaşmada görülen toprak kayıpları Antlaşmadan sonra da devam etti: 1881′de Fransa Tunus’u, 1882′de İngiltere Mısır ve Sudan’ı, 1885′te Bulgaristan Doğu Rumeli’yi, aynı yıl İtalya da Habeş Eyaleti’ni işgal etti.

Savaşın Sonuçları:

93 Harbi, Osmanlı Devleti’nin dağılma sürecini başlatan ilk önemli olaylardan biri sayılır. II. Abdülhamit’in, yenilgiden sorumlu tuttuğu Meclis-i Mebusan’ı süresiz tatil ederek Kanun-i Esasi’yi askıya alması, ayrıca savaş sonrasında Balkanlar’la Kafkasya’dan Anadolu’ya gelen 1 milyonu aşkın göçmenin yol açtığı toplumsal ve ekonomik bunalım öbür önemli sonuçlarıdır. Başlangıçtaki başarılara karşın ordunun donatım eksikliği ve teknik yetersizlikleri, özellikle Tuna cephesindeki komutanlar arasında görülen geçimsizlik savaşın Osmanlı aleyhine sonuçlanmasına sebep olarak görülebilir. Savaşın sonrasında Osmanlı’yı Rusya’ya karşı koruma vaadiyle İngilizler Kıbrıs Adasını üs olarak aldılar. Ancak bu adanın hukuki olarak Osmanlı’ya bağlılığı devam ediyordu. I. Dünya Savaşı başlayınca ise İngilizler bu adayı işgal ettiklerini açıkladılar.

Paylaş

Diğer Benzer Yazılar:


3.147 - Yazının toplam okunma sayısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Get Adobe Flash player